ihtiyaç kumbarası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ihtiyaç kumbarası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2020 Cuma

İhtiyaç Farkındalığı - Özenç


BBOM Derneği Demokratik Yönetim Çemberi pandemi sürecinde 7-12 yaş aralığında 202 çocuk ile, onların evdeki hallerini, nasıl vakit geçirdiklerini, sahip oldukları ve yoksunluğunu duydukları şeyleri soran çevrimiçi anket yöntemi ile yaptığı araştırmanın bulguları*nı paylaştı.

Benim hazırlıklarına heyecanla tanıklık ettiğim, sonuçlarını merakla beklediğim, çocukların ihtiyaçlarını çocuklara sorması ile çok kıymetli bulduğum bir araştırmaydı. Sonuç cümlelerinden birini buraya koyup ihtiyaçların önemi üzerine birlikte düşünelim istiyorum.
“Dikkat çekici sonuç, çocukların hemen hepsi için bu süreçte bağlantı, hareket ve özerklik ihtiyaçlarının istedikleri kadar karşılanmadığıdır.”

Bu üç ihtiyaç üzerinde biraz dolaştım ve şunu sordum: Çocuklar bu ihtiyaçlarını evde geçirdikleri bu dönem dışında karşılayabiliyorlar mıydı peki? Biz yetişkinler bu ihtiyaçların karşılanabileceği alanlar, okullar, sınıflar yaratabiliyor muyduk? İhtiyaç farkındalığı ile ilgili becerileri odağımıza alabiliyor muyduk?

Sınıfta hareket deyince, daha tuvalete varamadan biten teneffüsler, matematik dersine dönüşmesin diye dilek tuttuğum beden eğitimi dersleri, özerklik deyince -önce hiçbir şey gelmedi- içimden pek de dışarı çıkamayan “ben aslında bunu yapmak istemiyorum” sesi, bağlantı deyince de öğretmenim tarafından görülmeyi bekleyen hallerim geldi. Sonrasında bugüne umut olabilecek yerin, ihtiyaç farkındalığını geliştirmek olabileceğini düşündüm; sınıf topluluğunda herkesin, birlikte.

Çocuklarla ihtiyaç farkındalığı geliştirme üzerine çalışmanın, çocukların kendi içlerindeki dünyayı anlamalarını ve ifade etmelerini çokça kolaylaştırdığını gözlemledim. Dersin ortasında birden kalkıp ‘’Ben sıkıldım!’’ diyen bir çocuğun, dersin başında ‘’Bugün dersi biraz hareketli işleyelim mi?’’ sorusunu soran çocuğa dönüşmesi birlikte büyüme gelişmenin bir örneği.
İhtiyaç farkındalığını geliştirmek için hem çocuklarla hem de Öğretmen Köyü’ndeki arkadaşlarımızla yapıp paylaştığımız İhtiyaç Kumbarası’nı hatırlatmak isterim: 
https://cocuklabaris.blogspot.com/p/deneme-sayfas.html

Biz buradaki ihtiyaç sıralamamızı, üçümüz kendi deneyimlerimizden ortaklaştırarak oluşturmuştuk. Sınıflarda çalışırken gözümün önüne, ihtiyaç posteri*ni önümüze serip ‘’konuşmaya nereden başlayalım?’’ diye sorup kendi sıralamamızı belirlemek geldi. Sadece bu süreç bile epey farkındalık dolu. 

Sence bunu neden daha önce konuşmalıyız?
Bu ihtiyacı ilk önce konuşmak, senin için neden bu kadar önemli?

Duygu ve İhtiyaç Kartları
Sonrasında gelsin birlikte dinleye düşüne, yaza çize paylaşabileceğimiz sorular:
Hareket ihtiyacını seçmiş olalım.
Hareket etmek senin için ne demek? 
Hareket ihtiyacı bedeninde nasıl yaşıyor?
Onu karşılamak için neler yaparsın?
Bu ihtiyacı birlikte karşılaşabileceğimiz yolları nasıl bulabiliriz?
Bulduğumuz yolların takibinin sorumluluğunu kim alır?

Bu liste böyle uzar gider. Dilerim çocuklarla çalışırken soru soruyu doğurur ve ihtiyaçların kolaylıkla ifade edildiği, karşılama yollarının çeşitli olduğu, giderek bundan herkesin sorumlu olduğu topluluklarımız olur. Okullar açıldığında çocuklarla ihtiyaçların içimizde ve sınıfta yaşayan halini konuşma heyecanı, ihtiyaçlarımızı kendimizi ve birbirimizi gözeterek karşılayabilme becerimizi arttırma umuduyla. 

*Bulgulara buradan ulaşabilirsiniz: http://www.baskabirokulmumkun.net/wp-content/uploads/2020/06/%C3%87ocuklar-Evde-Nas%C4%B1ls%C4%B1n%C4%B1z_.pdf

*Posteri buradan indirebilirsiniz: http://www.baskabirokulmumkun.net/duygu-ve-ihtiyac-posterleri/

5 Şubat 2019 Salı

İhtiyaç Kumbarası'nda Bu Ay : Öğrenme





Özge'den Kumbara'ya...

Öğrenme,
Hayatımı üzerine kurguladığım, düşünüp sorguladığım en temel ihtiyaçlardan. Kendime meslek olarak seçtiğim yolda bile -öğretmenin sözlük anlamının gönlümde yeri olmasa da öğrenme çıkıyor hep karşıma. Öğrenme ile buluştuğum anlar hayatın anlamını keşfetmiş gibi oluyorum bazen. Giz dolu kapıları varmış da ben bir anahtar bulmuşum gibi.Bazen de en büyük deneyimler oluyor öğrenme.Onun anlamı büyük ve derin. Ancak çocuklarla paylaştığım öğrenme hayatın enerjisi. Birliktelik var, işbirliği var, heyecanı var, sevinci var. Bizim her gün bir araya gelme sebebimiz. Öğrenmek. Bunun yöntemleri bazen insanı soğutuyor yaşamaktan, bazen bağlıyor seni doğaya. Parçası oluveriyorsun tüm dünyanın.
              Benim çocuklarla paylaştığım böyle bir öğrenme son bir yıldır. Akademik süreçlerden çok doğaya, dünyaya dair derinleşmeye çalıştığım bir öğrenme. Doğa tek başına bir bilge. Önce ben öğreniyorum ondan. Sonra çoğaltıyoruz çocuklarla... 


Sohbetimizde çocuklar Çamtepe’de öğrendiklerinden bahsediyor:

- Kuşları öğreniyoruz.
- Ağaç isimlerini öğreniyoruz.
- Yazmayı öğreniyoruz, kitapları artık kendimiz okumaya başlıyoruz.
- Yağmurun nasıl yağdığını öğreniyoruz.
Öğrenme için sağlamamız gereken temel ihtiyaçları bugüne kadar konuşmamızın ferahlığıyla devam ediyorum. Güven, aidiyet, bağlantı gerçekleştikten sonra keyif geliyor. Öğrenme böyle bir şey çünkü. Anlamaya çalışırken zorlanıyorsun bazen ancak sonu gülümsetiyor. Zihnim, bedenim genişliyor sanki böyle zamanlarda. İşbirliği, kolaylık, büyüme/gelişme izliyor devamında.Hayatımın göz bebeği, bu ihtiyacı çocuklarla paylaştığım için de şanslı hissediyorum.

Gülesra'dan Kumbara'ya :

                             Öğrenme deyince aklıma ilk olarak Deniz Spatar geliyor. Bu yolculuğun derinliğini paylaşması,şiddetsiz iletişimi bu denli hayatın içinden yaşaması benim için bir öğrenme oluyor. Kendime sormadan önce ilk ona soruyorum böylece.

Deniz Spatar : “Öğrenme benim için gelişme,güven,büyüme ihtiyaçlarına giderken çoğu zaman bir strateji.”
                          Öğrenme benim içimde nasıl yaşıyor diye baktığımda, canlı,yenileyen,büyüten ve gelişen başka kavramlarla karşılaşıyorum. Bir ihtiyacın karşılanmasıyla birlikte birden fazla ihtiyaca da temas etmesi ve onların da karşılanması beni her defasında şaşırtıyor ve heyecanlandırıyor.  Öğrenmenin karşılandığı yollara baktığımda ise daha da bir coşkuyla kaplı oluyorum.

Okula giderken bindiğim araç, iletişim halinde olduğum köy halkı, başka okula taşımayla giden ama bir şekilde temas halinde olduğum diğer köy çocukları,sınıfın içi,oyun alanımız,okul dışında dahil olduğum sivil toplum alanları, hak mücadelesini birlikte  yürüttüğüm arkadaşlarım, Özenç ve Özge ile olan toplantılarımız,öğretmen köyümüz,buluşmalarımız…
Hepsi ayrı ayrı bir öğrenme alanı oluşturuyor benim için. Bir yerde öğrendiğimi bir başka yere transfer edip güçlenmenin güzelliğini yaşıyorum bir yerde. Bunu sınıf içinde yokladığımda, bende oluşan bu heyecan ve coşkunun benzerini çocuklarda da görüyorum.
 Yeni bir harf öğrenince kendiliğinden dökülen hecelerin coşkusunu, üst sınıfta okuyan arkadaşlarından öğrenilen yeni bir oyunun heyecanını, çocuk olmanın getirdiği zorlukları ifade ederken haklarının da verdiği gücün şaşkınlığını çocuklarda görmek ihtiyaçlarımın evrenselliğini yeniden hatırlattığı gibi hayatla bağlantımı da güçlendiriyor. 
Öğrenmek deyince tek bir duyguya sığdıramıyorum. Ama çoğunlukla dilimden “coşku” kelimesi dökülüyor.



Özenç'ten Kumbara'ya :

                    Öğrenme, çocuklarla üzerine sıkça konuştuğumuz bir ihtiyaç. Bağlantıların kurulduğu, aidiyetin geliştiği, güvenin var olduğu bir toprakta yeşeren çiçek. Çocuklarla çalışırken, niyetim öğrenme ile sınıf/okul ve benimle kurdukları ilişki arasında otomatik bir bağlantı oluşmamasıydı. Sonrasında ise fark ettim ki, belki de böyle bir bağlantı yoktu. Olup olmadığını merak etmeye başladım.

Öğrenmek nasıl?
  • Keyifli
  • Bazen zor
  • Geliştirici
  • Heyecanlı
  • Birlikte daha kolay, bazen daha zor.
  • Kolaylaştırıcı
  • Koruyucu
Çocukların buradaki ifadeleri daha çok okuma yazma öğrenme üzerineydi.
‘’Okudukça yeni şeyler öğreniyorum,paylaşıyorum, bu çok keyifli bir şey.’’
‘’Bazen zorlanıyorum, destek alıyorum.’’
‘’Yeni şeyler öğreneceğimde/ öğrendiğimde çok heyecanlanıyorum.’’
‘’Birlikteyken öğrenmeyi çok seviyorum, yeni  fikirler duyuyrum.’’
‘’Ben bazen tek başıma öğrenmeyi de seviyorum, sessiz ve kendi kendime.’’
‘’Okuyamadığım zamanlar herşeyi ablama soruyordum, artık öğrenmek daha kolay.’’
‘’Okuyunca bir şeyin zararlı olduğunu daha iyi anlayabiliyorum, bu beni koruyan bir şey.’’

Öğrenince hangi ihtiyaçların karşılanıyor?
  • kolaylık
  • güven
  • iletişim
  • güçlenme
  • büyüme
  • yeterlilik
  • keşif
  • oyun
  • farklılık
Bu çalışma hangi kaynaklardan öğrendiğimizi paylaşmakla devam etti.
  • Kitap
  • Öğretmen
  • Arkadaş
  • Abi, abla, anne, baba
  • Televizyon
  • Telefon
Benim bu çalışmada pek keyiflendiğim bir keşif, öğrenmenin hangi ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade etmelerindeki gelişmeydi. Bunu kutladığımı paylaştım onlarla. Ne büyük öğrenme!