Doğayla Barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğayla Barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2020 Çarşamba

Kendimizi ve dünyayı iyileştirmek - Özge



"Dünyayı iyileştirdiğimiz zaman kendimizi de iyileştiririz." David Orr


Yaşamış olduğumuz pandemi süreci boyunca önüme bıraktığım, durup baktığım cümlelerden biri oldu bu. Dünyayla ve yaptığımız eylemlerle aramızdaki ilişkinin doğrudan ve dolaylı yollardan nasıl da birbirine bağlı olduğunu gördüğümüz zamanlardan geçtik. Hala da yolda düşünmeye, merak etmeye devam ediyoruz.


Kendimizi iyileştirmeye, salgından korunmaya çalışırken dünyanın iyileşen yanları daha görünür oldu geçtiğimiz aylarda. Ayrıca hızlı yaşantımızda yaptığımız tüketim faaliyetlerinin, seçtiğimiz gıdaların, giydiğimiz kıyafetlerin dünyaya olan etkisini, tüm bunların ona nasıl da iyi gelmediğini kavrar olduk. 
Süreç boyunca Başka Bir Okul Mümkün Derneği çatısı altında oluşturduğumuz Ekoloji Çemberi’nde de bu konuları konuştuk.
Evde kaldığımız süre boyunca nelerden beslenebiliriz? 
Normalleşme sürecine girerken doğayla bağımızı ve çeşitli konularda farkındalığımızı arttıracak neler yapabiliriz? 
gibi sorulara birlikte cevap bulabilmek için haftalık paylaşımlar yapabileceğimiz bir akış tasarladık. Amacımız, üzerinde yaşadığımız bu eşsiz dünyaya iyi gelecek şeyler yapmak, bunları da bize iyi gelecek şekilde planlamaktı. Çünkü dünyayı iyileştirmek adına içimize düşen her tohumun kalbimizde yeşerdiğine, bize de iyi geldiğine inanıyorum.
İçeriklerde her hafta çeşitli önerilere, denemelik fikirlere yer verdik. Evde Ekolojik Duruş* başlığını verdiğimiz bu paylaşım serisi için kendi aramızda defter tutup birbirimizle paylaştığımız oldu. Nisan ayında Evde doğayla bağlantı üzerine yazmışım. Şimdi bakıyorum Haziran ayına geldiğimde gıda yetiştirme, beslenme ile beden ilişkisi, enerjinin sınırlılığı, alışkanlık haline gelen tüketim faaliyetlerim üzerine sık sık düşünme fırsatı bulmuş, hafta hafta paylaşımlar sayesinde kendi içimde demlenmişim. 
Ladenlerin üzerine konan bir arı,
çocukların ellerinden
Bir başka beslendiğim, çocuklarla paylaşmak için heyecan duyduğum kaynak ise Dünya Okulu** oldu. TED-Ed aracılığıyla pek çok farklı video çeşitli görevlerle 30 gün boyunca paylaşıldı. Doğayı keşfetmek, bağlantımızı güçlendirmek ve bunu kutlamak amacıyla hazırlandığı belirtilen “Earth School” içeriklerinin pek çoğu Türkçe altyazılı. Şimdi her zamankinden daha fazla dünyayı anlamamız, korumamız, besleyip ona iyi bakmamız gerektiğini söyleyen Dünya Okulu; insanın kendine de iyi gelecek olanı hayata geçirebilmesi için de pek çok oyunsu fikir içeriyor. 
“Normale geçiş” dediğimiz tam da bu süreçte beslendiğim şeylere bir kapı açmak istedim. Hem dünyayı iyileştirmek hem kendimize iyi gelecek şeyler yapmak hiç bu kadar önemli olmamıştı. Okuldan, alıştığımız yaşam tarzından uzak geçen günler bizim için farklı zorluklar barındırmış olabilir. Buradan sonra önümüzdeki belirsizliğe uyum sağlayabilecek becerileri hayata geçirebilmemiz için önümüze bir kendimizi koyalım, bir de yaşadığımız yeryüzünü. Mikro ve makro düzeylerde birbirinden ölçülemeyecek düzeyde uzak görünen bu iki başlığın aslında nasıl da birbirine bağlı olduğunu düşünelim. 
Yaz tatili boyunca doğayı fark etmek, yaşadığımız yerin en yakınından başlayarak olanı gözlemlemek, okullar açıldığında ise beslendiğimiz bu kaynakları çocuklarla hayata geçirebildiğimiz; hatta öğrenme süreçlerimizi daha çok açık havada, sınıfta yaşam döngülerine yer vererek yürütebildiğimiz zamanların geleceğini umut ediyorum. Dünyayı iyileştirdiğimiz zaman kendimizi iyileştirdiğimizin bilinci ve sevinci ile…

1 Haziran 2019 Cumartesi

Doğayla Barış 3

Barış Kütüphanemizde yer verdiğimiz Doğayla Barış listelerini çocukların ve yetişkinlerin doğayı, yaşam döngülerini, canlı çeşitliliğini daha yakından tanımaları ve yeryüzüyle güçlü bağlar kurabilmeleri niyetiyle hazırlıyoruz.
Aslında her an doğanın içinde, onu fark edebildiğimiz anları çoğaltma gayesindeyiz.
Hızlı ve tüketici yaşam kültürü bizi bundan koparıyor olsa da, özümüze dönmek doğa ile barış; dünya ile uyum içinde yaşamaya çalışmak için odağımızı buraya koymaya niyet ediyoruz.
İklim krizinin çocuklar tarafından başlatılan eylemlerle parlamentolara taşındığı, ülkelerin gündeminde yer aldığı şu günlerde gezegeni duyabilmenin, ihtiyaçlarına kulak verebilmenin, harekete geçmenin tam zamanı.
Yaz boyu çocuklarla birlikte ormanlarda, yaylalarda, deniz kıyılarında, parklarda, bahçelerde doğayla buluştuğunuz, uyum içinde birlikte zaman geçirmeniz dileklerimizle...

1) İlk Okuma Serisi - Ağaçlar, Minik Hayvanlar
(İki kitap için)
Yazan: Lisa Jane Gillespie, Lucy Bowman
Çeviri: Pınar Dündar
Yayınevi: Tübitak Yayınları

Tübitak’ın çıkarmış olduğu en zengin serilerden biri olan ilk okuma; dünya ve yaşama dair pek çok konu başlığı sunuyor bize. Her biri gerçek fotoğraflarla, kısa ve net bilgilerle, akla düşen sorularla dolu olan kitapların sonunda bir de mini sözlük yer alıyor.
Takibi kolay ve büyük puntolarla hazırlanmış kitabı okul öncesi dönemindeki çocuklara siz okuyabilir; ilkokul çağında derslerinize yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Evde de okuma zamanlarında başucunuzda bulundurarak pek çok konuda birlikte inceleme yapabilirsiniz.


Serinin içinde yer alan kitaplardan bazıları: Kurbağalar, Kelebekler, Kurtlar, Dinozorlar, Örümcekler, Kediler, Köpekler, Gece Hayvanları, Tehlikeli Hayvanlar, Yağmur Ormanları, Hava Durumu,Güneş Sistemi, Vücudumuz, Çöp ve Geridönüşüm.

2) Bir Yağmur Damlasının Yolculuğu
Yazan: Suzanne Slade
Resimleyen: Holli Conger
Çeviren: Özlem Köroğlu
Yayınevi: Tübitak Yayınları


Yaşam döngülerini öğrenmenin doğayla uyum içinde yaşamak için çok önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Tübitak’ın bu yolculuk kitapları ile de bunu eğlenceli ve akılda kalıcı bir şekilde öğrenebiliyoruz.
Bir su damlası, yeryüzünde kaybolmadan nereden nerelere gidiyor düşünsenize. (Bununla ilgili bir de Bu Sudan Bir Dinozor İçmiş Olabilir mi? kitabı düşüverdi aklımıza. Başka bir listeye artık:)
Bizim yağmur damlası gözünde güneş gözlükleriyle gökyüzünden iniyor yeryüzüne, ve başlıyor asıl hikaye. Nehirler, şehirler, insanlar, hayvanlar…
Ve kitap aslında hiç bitmiyor. Çünkü şu bilgiye yer veriyor: “Everest Dağı’nın zirvesinde yer alan buz şu an sizin küvetinizi dolduruyor olabilir.”
Tabii siz yine de küvetinizi doldurmayın, kullandığınız suya iyi bakın. Döngüler sürüp gitse de insan faaliyetleri bu döngülere büyük zararlar vermekte.
Serinin diğer kitaplarına bakacak olursak: Bir Kral Kelebeğin Yolculuğu, Bir Mikrobun Yolculuğu ve Bir Plastik Şişenin Yolculuğu.


3) Genç Kaşifin Doğa Rehberi I-II
Türkiye’nin Ağaçları
Yazan: Gülnar Önay
Resimleyen: Tim Davis
Türkiye’nin Kuşları
Yazan & Resimleyen: Tim Davis
Yayınevi: Mandolin Yayınevi


Doğayla Barış listelerinin bir parçası da gözlem rehberleri. Doğadaki çeşitliliği tanımak, farkına vararak gözlemlemek için doğada olduğumuz anlarda elimizin altında duran kitaplar bunlar. Genç Kaşif’in Doğa Rehberi serisinin güzelliği de ülkemize özgü çeşitliliğe dair hazırlanmış olmaları.
Ağaçlar kitabında öncelikle genel bilgilerle karşılaşıyoruz: ağaçlar nasıl beslenir, yaşını nasıl anlarız gibi sorularla. Ardından ağaçları tanımaya başlıyoruz: Genel özellikleri neler, ailesi ne, günümüze nasıl geldi, ülkemizden örnekler, ilginç bilgiler gibi başlıklarla.
Kuşlar kitabının ilk bölümünü ise hikaye gibi okumamızı öneriyor yazar. Kuşlarla İstanbul semalarında geziyoruz, hem de kuşlarla ilgili ilginç bilgiler öğreniyoruz.
Devamında kuşların nefis çizimleriyle genel özelliklerini ve familyalarını inceliyoruz. Kuşların davranış biçimlerine dair ilginç bilgilerle kuş gözleminin tutkulu dünyasıyla tanışıyoruz.

 4) Dedemin Bahçesi
Yazan: Stella Fry
Resimleyen: Sheila Moxley
Çeviren: Çağıl Baykara
Yayınevi: Vidhata Yayınları


Bir sebze bahçesi ekimi ve bakımı ile ilgili gerekli pek çok bilgiyi Ömer ve dedesi ile öğreniyoruz. Ömer merakla dedesinin yaptığı şeyleri gözlemliyor, ona sorular soruyor. Aralarında geçen sohbetle toprakta neler olduğuna, bir sebzeyi yetiştirirken nelerin yapılacağına dair fikir veriyor bize..
Bu sırada mevsim döngülerine, kompostun içeriğine, fideleme şekillerine dair bilgi sahibi oluyoruz. Hikayeyle birlikte üretime dair kısa ve pratik bilgiler veren kitap bir sebze bostanı planlaması ile devam ediyor. Bahçede dört mevsim yapılacak işleri ise Ömer dedesinin bahçesindeki olaylarla birlikte anlatıyor.
Çocuklarla bahçe uygulamaları yapmaya başlamadan ve hatta süreç icerisinde sık sık danışılacak bir kitap. Dedesinin bahçesinde büyüyen şanslı çocuklara…

5) Canım Ağacım
Yazan & Resimleyen: Jacques Goldstyn
Çeviren: Mehmet Erkurt
Yayınevi: Can Çocuk Yayınları

“...Ben “münzevi” dedikleri türde biriyim. Her şeyi tek başıma yaparım. Bunun canımı sıktığını sanmayın. Aksine.”
Bir çocuk kitabında rastlamaktan mutlu olduğumuz cümlelerden. Seninle tanıştığımıza memnun olduk, çocuk :) Ağacın Bertolt’la da.
Canım Ağacım sıcacık bir dostluk öyküsü. Küçücükken doğada tek başınıza geçirdiğiniz zamansız anları hatırlayın. Zamansız derken, gerçekten saatin yutulduğu. Güneşe göre hareket ettiğiniz, durup hayal ettiğiniz zamanları…
Canım Ağacım ile bir ağaçla yalnız geçirilen zamanların nasıl keşiflere yol açtığını görüyoruz. Ağacın barındırdığı canlı çeşitliliği ve dört mevsim halleri ile.
Fakat bir gün, baharın gelmesine rağmen yeşermiyor bu güzel ağaç. Ve devamında neler oluyor neler…
Doğayla kurulan bağla birlikte yaşamın döngüsüne de yer veren çok sevdiğimiz bir hikaye Canım Ağacım.

6) Yağmuru Seven Adam
Kurgulayan ve Resimleyen: Ekin Büyükşahin Pöğün
Yayınevi: Paraşüt Kitap


İçinde hiç metin bulunmayan bu sessiz kitap yağmurlu bir havada güzelliklerin nasıl yeşertileceğine dair büyüleyici bir hikaye.
Yağmurlu bir gün. Bir yağmur bulutu ve yağmuru seven bir adam.
İşine gidiyor geliyor, yemek yiyor, kitap okuyor. Bulut peşini bırakmıyor…
Şaşırtıcı kurgusu, sanatsal renk ve çizgileriyle naif bir son yaratıyor kendine. Belki de bir başlangıç.
Asit içermeyen, geri dönüştürülebilir kağıt olarak basıldığı için Paraşüt Kitap’ı da kutlarız.

7) Kitap Karıncası
Yazan: Sezin Mavioğlu
Resimleyen: Gökçe İrten
Yayınevi: Redhouse Kidz


Karıncaların toprağın üzerinde bir telaş içerisinde şu sıra. Her yerde görebilirsiniz onları, yol kenarları, toprak patikalar, ağaç kabukları, mutfak tezgahları... Doğanın her yerde olduğuna dair ilk canlı belirtilerinden bu çalışkan topluluk. Bu kitapta tanıştığımız ise bir kitap karıncası, kitaplarda yaşayan, sözcüklerle arkadaş olan türden.
Hikayesini duyduktan sonra evde karşılaştığınız karıncalara bir başka yaklaşabilir, özenle gözlemleyebilirsiniz.
Kitap karıncası ile tanıştıktan sonra kitapların arasında yaşadığı maceraları dinliyoruz ondan. Elinizde bir büyüteçle inceleseniz iyi olur kitabı. Ve ardından düşünseniz: karınca olmak nasıl bir şey bu dünyada?
Empati kaslarımızı geliştirdikçe doğayla da bağımızın, barışımızın artması umuduyla...


12 Mayıs 2019 Pazar

Özge'nin Şefkatli Eğitmen Günlüğü Nisan II

Sura Hart ne diyor?
Çocuklar için işbirliği içinde çalışmak şaşırtıcı derecede doğaldır. Nasıl etkileşim kuracaklarına dair yeni seçimleri ve becerileri olunca, endişeleri duyulduğunda ve ihtiyaçları karşılandığında; birlikte çalışmanın, birlikteliğin en keyifli hali olduğunu anlarlar.


İlişki temelli bir sınıfta, hem kendilerinin hem de başkalarının armağanlarının farkına varmaları için çocuklara destek olunur. Çocuklar kendi armağanlarını vermenin ve başkalarının armağanlarını almanın yollarını ararlar. “Birbirine bağlar” ihtiyaçlarını karşılamaları için öğrencilerinize yardımcı olabilirsiniz.


Ben ne düşünüyorum?
Çocukların işbirliği yaptığı anları izlediğimde “şaşırtıcı derecede doğal”lık halini her defasında görüyorum. Bir günlüğümde oyun parkında oynayan çocukların birbiriyle kendiliğinden oyun kurma ve işbirliği yapma hallerini yazmıştım. Çocukluk hallerine dair en sevdiğim anlar: birbirini tanımanın şekli, oyuna başlamak, kural koyma, çıkan anlaşmazlığı çözme ve devamında zamanı durduran derinlikte keyifli bir oyun…


Çocuklarla nasıl paylaşıyorum?
Çocuklarla bu işbirliği kültürünü beslemek için yollara düşüyoruz, ormanlara gidiyoruz. Doğa her an bir macera koyuyor önümüze. İşbirliğiyle kaldırılacak bir kütük, toplanacak kozalaklar, tırmanılacak yere yapılan hesaplar…


Kendilerinin ve başkalarının armağanlarının farkına varmaları için de çocukları desteklemeye çalıştığım nokta kutlama kültürünü geliştirmek. Özel günlerde yapılan kutlamaların, birbirimiz için hazırladığımız hediyelerin yanında bunu günlük sohbetlerimize dahil etmek yaşatmaya çalıştığım bir şey. Bazen bir arkadaşımızın söylediği, bazen doğanın yaptığı bir sürpriz, bazen paylaştığımız bir an kutlama sebebi olabiliyor. Bunu çemberde ifade ediyor, birbirimizle paylaşıyoruz.
Bu anları paylaşmak birbirimizle bağlantımızı güçlendiriyor. Bunları yaşamanın yanı sıra dile getirmek günün fiyongunu bağlıyor, çocuklar için de olanları fark etme olanağı yaratıyor.


Kendimi nasıl değerlendiriyorum?
Çocukların tüm bu hallerine şahit olabildiğim bir alanım olduğu için şanslı hissediyorum. Gözümü kulağımı onlara açmak; işbirliği yaptıkları anları, birbirlerine sundukları armağanları, bir sorunun altından kalkma becerilerini, her an oyunla yaşayan yanlarını gördüğüme seviniyor onlarla öğreniyorum.

20 Mayıs 2018 Pazar

Doğayla Barış 2



“Çocukla barış” ortaya çıktığı gün hemen ardından gelmişti: “doğayla barış”.
Çocukların yeryüzüyle, yaşam döngüleriyle, etrafında yaşayan canlılarla bağ kurabilmesi dünyanın gidişatına baktığımızda oldukça önemli bir durum haline gelmekte.
Bunun için dışarı çıkmak, mevsimleri ve değişimleri gözlemlemek, yeryüzündeki canlılığın farkına varabilmek adına kitaplardan beslenmek; bazen bir doğa rehberiyle bazen bir öyküyle dünyaya bakmaksa en iyi yollardan biri.


Çocuklarla çalışırken ilham olan, yeryüzüyle bağımızı güçlendiren, içimizi yeşerten “Doğayla Barış” araç listesinin ikincisi için şöyle buyrun:


1) Sorularla Cevaplarla Ekoloji

Yayınevi: 1001 Çiçek
Yazan: Sophie Lamoureux
Resimleyen: Sebastien Telleschi ve Cyrille Meyer


Yeni bir kavramla karşı karşıyaysak ve bunu her yönüyle öğrenmeyi hedefliyorsak önce sorularla baş başa kalmak öğrenmek için en iyi başlangıç sayılabilir.


Sorularla Cevaplarla Ekoloji; Dünya’da yaşam nasıl başladı?” sorusundan “Gelecekte çevre dostu ürünler nasıl olacak?” sorusuna kadar yeryüzündeki sistemlere, dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunlara ve bizim atabileceğimiz adımlara tek tek cevap veriyor.


Tüm bunları zengin görsellerle, eğlenceli karikatürlerle ve sade bir dille yapması da onu ekoloji konularında temel kaynak olarak kullanmamıza yarıyor.


2) Ekolojik Mahalle

Yayınevi: Yeni İnsan Yayınevi
Yazan:Ralph Weder
Resimleyen: Virginia Patrone
Çeviren: Çisel Cengiz


Yeni İnsan Yayınevi ekoloji kitaplarıyla yetişkinlerin kitaplığında dizilirken, Fide Serisi ile de çocukların kitaplığını renklendiriyor. Serinin ilk kitabı olan Ekolojik Mahalle’de Lily bizi arkadaşları ile topluluk bahçelerine davet ediyor. Topluluk bahçesinde komşularıyla birlikte sebze ve meyve yetiştiriyor, birlikte hasat ediyorlar.
Topluluk bahçesinde komşularıyla oturabilecekleri bir cafe inşa etmek için para toplamaya karar veriyorlar. Garaj satışı, araba yıkama, geri dönüşüm, zehirsiz ev gibi pek çok yeşil adım atıyorlar bunun için. Attıkları her adım bize ekolojik mahalle olma yolunda topluluk olmaya dair pek çok fikir veriyor.


Kitap aynı zamanda bir topluluk kurma hikayesi. İnsanların bireyselleştiği, dayanışmanın gücünü özlediğimiz şu günlere şenlikli bir örnek: Ekolojik Mahalle.














3) Çorbadaki Ekoloji

Yayınevi: Pan Yayıncılık
Yazan: Ileana Lotersztain, Mariela Kogan
Resimleyen: Pablo Piyck
Çeviren: Saliha Nilüfer


Ekoloji hayatımızın önemli bir parçası ve harika bir bilim dalı. Peki çorbada ne işi var diyeceksiniz? Hikayesi öğleden sonra 2’de başlıyor. Anlat anlat bitmiyor; saatler 22:00’yi gösterdiğinde anlıyoruz ki “Çorbada bile ekoloji var!”
Mariela bir biyoloji doktoru, büyüyünce çevre bilimci olmak isteyen yeğenlerine bunun için büyümeyi beklemelerine gerek olmadığını söylüyor. Onların nerede yaşadıklarının, kaç yaşında olduklarının bir önemi olmadığını; isterlerse ekolojinin hepimizin hayatıyla nasıl da yakından ilgili olduğunu gösterebileceğini söylüyor.


Ve sonrasında başlıyorlar sormaya:
“Peki, bütün bu eşyalar neden yapılmıştır?
“Meydanlar ne işe yarar?”
“Bir türün nesli tükenince ne olur?”
“Arabaların çıkardığı o duman nereye gidiyor?”
“Neden her meyveyi tüm yıl boyunca elde edemiyoruz?”
“Gezegeni korumak kimlerin işidir?”


4) Neden Dünyayı Önemsemeliyim?

Yayınevi: Tübitak
Yazan: Susan Meredith
Resimleyen: Sara Rojo
Çeviren: Yalçın Arslantürk


Tübitak’ın minik, ekonomik ve zengin içerikli kitaplarından Neden Dünyayı Önemsemeliyim? sorduğu soruya cevap verebilmek için dünyaya dair pek çok sorunu açıklamış ve çözüm yollarını sıralamış.
“Gezegenimizin derdi ne?” diye başlayan kitap yeryüzünde yaşanan sıkıntılarla ve sorunlarla bizi karşılasa da “en küçük girişimler bile birikip fark yaratabilir” umuduyla güç veriyor. Dünyayı önemseyebilmek için onu ve karşı karşıya kaldığı sorunları iyi tanımak gerekiyor.


Ancak bunları öğrendikten sonra adımlarımız yeşerebilir; karbon ayak izimiz azalabilir.
Yine Tübitak’tan çıkan “Neden geri dönüştürmeliyim?” ve “Neden formda kalmalıyım?” kitapları da bizden tavsiye.


5) Fil Ozof’un Doğa Günlüğü


Yayınevi: Taze Kitap
Yazan: Fatih Dikmen
Resimleyen: Büşra Çakmak


Fil Ozof, ormanın derinliklerindeki laboratuvarında birbirinden ilginç deneyler yapan, kendisinin ve orman halkının aklına takılan sorulara yanıtlar bulmaya çalışan ve bunları tek tek günlüğüne yazan taptatlı bir fil. Doğa günlüğünde de mutlaka bir gün aklıma düşen, enteresan sorularla karşı karşıyayız.


-Hayvanlar rüya görür mü?
-Zürafaların kafasına kan nasıl gidiyor?
-Göçmen kuşlar yollarını nasıl buluyor?
-Kışın ağaçlar niye donmuyor?
-Balinalar nasıl karnını doyuruyor?
-Deniz kaplumbağası neden sahile yumurtlar?
-Yanardağlar niye patlıyor?


Yaz yaz bitmez yeryüzünün akıl almaz soruları :)
Fil Ozof’un Doğa Günlüğü komik karikatürler ve çılgın deneyler ile cevapların peşinde elinden düşmüyor insanın.



6) Özgür


Yayınevi: Taze Kitap
Yazan - Resimleyen: Emily Hughes
Çeviren: Zeynep Sevde


Ayılardan karnını doyurmayı, kargalardan konuşmayı, tilkilerden oyun oynamayı öğrenen bir çocuk…Bir gün ormanda daha önce hiç görmediği canlılarla karşılaşır. Ardından “tuhaf” şeyler yaşanmaya başlanır.
“Özgürlüğün tadını bilen birini asla evcilleştiremezsin…”
Çizimleriyle bizi büyülü ormanların içine alıveren Emily Hughes, “özgürlük” temasına da alışık olmadığımız bir yerden yaklaşmış aynı zamanda.

7) Vanilya Kışı


Yazan: Zeynep Alpaslan
Resimleyen: Baysan Yüksel
Yayınevi: Final Kültür Sanat Yayınları


Vanilya Kışı, Kiraz Çiçekleri, Umut Yazı ve Sarı Sonbahar… Zeynep Alpaslan’ın içten ve naif şiirlerinin yer aldığı kitabın bölümlerinin ismi.
Şiirler dört mevsimin en ince güzellikleriyle bezenmiş 3’lüklerden oluşuyor. Her biri de bahçelerin, ormanların içinden geçiyor; uzun yürüyüşlere sürüklüyor okuyucuyu. Kuşlar, böcekler, taze meyveler, çiçekler, bulutlar etrafınızda dönüp duruyor siz sevdiklerinizi dizelerde düşlerken.
Baysan Yüksel’in zarif çizgileri ise can vermiş her birine.

Kitap devamlı dinlemek istediğiniz, sonu geldiği gibi başa sardığınız bir şarkı gibi. Sarı Sonbahar’ı okuyup tekrar Vanilya Kışı’na dönmek istiyor insan her defasında. Doğanın eşsiz döngülerine şiirlerle bakmak vazgeçilmeyen bir alışkanlığa dönüşebilir bir süre sonra.

8) Dalga


Yayınevi: Bir Kitap Yolla
Resimleyen: Suzy Lee


Bu kitabın yazarı yok. Çünkü kendisi bir sessiz kitap. Suzy Lee’nin çarpıcı çizimleri, sadece iki renkten oluşan sulu boya resimleri bizi merak ve eğlenceli dolu bir dünyaya çağırıyor.

2008’de New York Times tarafından En İyi Resimlenmiş Çocuk Kitabı seçilen Dalga küçük bir kızın deniz kıyısındaki maceralarını anlatıyor.
Kelimesiz sayfalar her seferinde farklı şeyler düşündürüyor insana.

Havalar ısınırken, bir gün deniz kenarındaki canlı çeşitliliğini, dalgaların getirdiği zenginlikleri keşfetmek sizi de Dalga da olduğu gibi heyecanlı bir yolculuğa çıkarabilir.

9) Usturlab Atölye - Kutu Oyunları


Kitapların ardından çocuklarla birlikte eğlenerek oynayabileceğiniz oyun önerilerimizde sıra.
Usturlab Atölye’den çıkan bu kutu oyunları çocukların orman ekosistemini tanırken bitkilerin yaşam döngüsü içindeki önemini fark etmeleri, hayvan ve bitkilerin dünyasını eğlenerek keşfetmeleri için tasarlanmış.


Orman Kaşifleri - Tabiatın İzinde Araştırma Oyunu
Orman Kaşifleri - Ekosistem Besin Zinciri Oyunu


Ayrıntılı bilgi için: https://www.ormankasifleri.com/

10) La Tortue Rouge - Kırmızı Kaplumbağa


Listemizin sonunda masal gibi bir film var. Fransız-Japon ortak yapımı filmin yönetmen koltuğunda Michaël Dudok de Wit oturuyor.
Filmde herhangi bir diyalog yok. Ancak rüzgar sesi, yağmur sesi, yengeçlerin ayak sesleri, yaprakların sesi, suyun sesi... Doğanın senfonisi bazen bir tsunami yaratıyor, bazen güneşli bir gün, çarşaf gibi bir deniz...


Film, denizde geçirdiği bir kaza sonucu kendisini kaplumbağaların, yengeçlerin ve kuşların yaşadığı ıssız bir adada bulan bir adamın bu ıssız adayı terk etmeye çalışmasını konu ediyor. Adam defalarca sal yapıyor kendine, adadan kurtulmaya çalışıyor. Başta doğayla mücadele veriyor. Ancak her seferinde başına öyle bir olay geliyor ki… Film boyunca düşünüyor insan: doğa, savunmasız kaldığımızda savaşılacak bir şey mi; yoksa uyum içinde yaşayabileceğimiz bir yer mi?


Filmin tamamı el çizimi, karakterlerden doğaya her şey oldukça sade. Hikaye ise çok naif. Doğayla ilişkinizi sorgularken film bittiğinde göz yaşlarınızı silebilirsiniz.